1. DövizALIŞSATIŞ
  2. USD
  3. EURO

 

 

 

Biz varsak biz varız…6 Temmuz 2018 - 17:27, Cuma


Çiğdem Bakan Yılmaz

İnsanlar dünyanın kurulmasından bugüne kadar içinde varoluşsal olarak taşıdığı ben merkezli tutumların, niteliksel içkinliğinin neden olduğu sonuçları yaşamaktadırlar. Ben odaklı yaşamak ne kadar doğrudur? Bunu hepimiz biliyoruz ki, ego olgusu yaradılış olarak insanda elbette olması gerekendir ve zaten vardır. Ayırt edici özelliği ise bunun derecesine bağlı olmakla birlikte; farkındalık düzeyini arttırmaya yönelik kazanımların, bilinç ile teorideki şuursuzluğunu, pratikte bilinçlere zuhur edebilmesini anlayabilmekten geçer.

Her şey ama her düşünce önce kendimizde başlar ve gelişir. Dolayısıyla insanlar bunu bilinç düzeyine sözde değil, özde tam olarak taşımayı başarabilir ve gerçek anlamda farkedebilirlerse önce kendilerini sonra çevrelerini doğru olarak algılamaya başlayabileceklerdir.

Günümüz toplumları ben odaklı yaşamı dikte ediyor yaşamlarımıza. Teknolojinin sosyolojik karşılığı ise bu olguyu bütünüyle tetiklemeye neden olmaktadır. Hal böyle olunca sadece kendimiz  için ve kendi doğrularımız için mi yaşamalıyız? Ya da geniş açıdan değerlendirerek mi şekillendirmeliyiz doğrularımızı? Biz varsak biz yok muyuz? Ya da biz birlikte biz mi olmalıyız? Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan? Herkes kendince haklı bence. Buna doğruların değişkenliği de diyebiliriz belki de. Böyle midir sizce de?

Asıl anlatmak istediğim şu, tüm bunların farkına varabilmektir gelişmişlik. İşte bu noktada insanlar arası karşılıklı saygının, aslında her şeyin merkezinde olduğu gerçeği nasıl da bir an da çarpıyor yüzümüze!

Evet saygı herşeyden önce kendine saygı, ne demiştik her şey önce kendinde başlar. Gelegelelim öyle mi? Egoları tavan yaptırıp oraya buraya saldırmakla, klavye cambazlığı yapmakla değerimizi arttıramayız. Ne kendi kendimizi değerli hissedebiliriz bu şekilde, ne de bir başkaları bizim değerli olduğumuzu düşünecektir. Kendine ve çevrene zarar vermenin en kestirme yolu var ise kesinlikle de budur.

Yıllardır eğitim eksikliği, eğitim, eğitim, diye diye her yerde söylenmekten sıkılmış tek birey ben değilimdir elbette. Eğitim sadece okullarda öğrendiklerimizden ibaret değildir. Bizi biz yapan değerlerimiz öncelikle aile kurumunda var olmaya başlar. Bu kurumu bağlayıcı sistem vardır ve burada ki çarpıklık diğer kurumlarada yansır. Dolayısıyla bir çocuğun sorumluluğunu alamayacaksa ebeveynler çocukları ziyan etmenin bir manası var mıdır? Ben odaklı düşünce tarzının getirmiş olduğu bir bencillik örneği değil ise nedir bu?

Bilinçli toplum yaratmak bilinçli sistem kurmaktan geçer. Evlilik öncesi okulu gibi bir kurum geliştirilmelidir ki bu mutlaka düşünülmesi ve gerçekleştrilmesi gereken temel sorunlardan bir tanesidir. Yalnız bu yapılırken global dünyanın hayatlarımızda teknolojik varlığı gözetilerek yapılmasıdır. Çağdaş toplum kısmen bu şekilde dizayn edilebilir.

Hiçbir şey şiddetle çözüme ulaşmaz. Şiddet bir çözüm yolu olmamakla birlikte şiddete şiddetle karşılık vermek ise aynı şeylerin tekrarından başka  hiç bir şeye yaramayacak olduğudur.

Çağdaş, saygı değerleri yüksek ve gelişmiş bir toplum inşa edeceksek eğer sorunları kesinlikle kaynağında çözümlemeliyiz. Bu noktada hepimize görevler düşmektedir ve bunun gerçekleşmesi adına otoritelerin desteklemesi şart niteliktedir.

Şunu belirtmek isterim ki ben odaklı düşünce tarzı kendimizi geliştirmemize mutlaka yarayacaktır, kendimizi tanımamızı sağlayan içsel bir yolculuktur aslında, fakat özellikle belirtmek istediğim şey burada saplanıp kalınmamasıdır. Bireyler önce kendinde başlattığı bu yolculuğu aşarak diğerini görebilmelidir. Diğerini ve diğerlerini…

Sürekli olarak geçmişin yorumu olarak kalmak mı burada ki açmaz, nedir? Böyle ise devamlı olarak aynı şeyleri tekrarlamaktan, biz de yazmaktan bir adım öteye gidemeyeceğiz demektir. Bu bir kısır döngüdür ve bizi asla gelişmişlik düzeyine taşımayacaktır.

Kalıplara dökülmüş standart yaşayış biçimlerinde temel eksen, şaşmaz bir biçimde kendi etrafında dönerek devam ettiği sürece; saygısız ve mutsuz yığınlar olarak devam edeceğiz sosyal hayatlarımıza ne yazık ki…

Yok edilmiş, parçalanmış, un ufak edilmiş hayatların toplamıyız şu an da sadece üzücü mü? Oldukça…

Hepimiz bir bütünün parçalarıyız. Parçalar bir birlerinden ayrılamayacağı gibi, parçaların ayrılıp dağılması bütünlüğü sağlayamaz. Mutlak olarak insanlara saygıyı aşılamak önce sistemin sonra bireylerin insanlık görevidir. Buradan hareketle kişilikleri hedef almak son derece yanlıştır, hepimiz hatalar yapabiliriz. Gerçek olan hatalarımızdan ders alabilmemizdir. Bunun yolu bilinçli olabilmektir. Güçlü bir eğitim sistemi bireylerin hatalarını farketmelerini sağlayacak donanıma sahip olmalarını tek çıkış noktasıdır. Bu da hepimizin hayatlarına yani topluma tezahür edecektir. Hemfikirizdir ki etkisi hepimizin insanca yaşamamıza katkı sağlar. Esas olan birlikte var olabilmektir…

‘’Bütün iyi kitapların sonunda, bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda, meltemi senden esen, soluğu sen de olan, yeni bir başlangıç vardır’’ Edip CANSEVER

Her şey sen de başlar sen de biter. Biz varsak biz varız, BİR BÜTÜNSEK VARIZ…

Sevgiyle Kalın…

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

 

 

 

Sakarya Otel Sakarya Halı Yıkama Bursa Çekici 0 544 724 1 724 e-Sakarya.Net