1. DövizALIŞSATIŞ
  2. USD
  3. EURO

 

 

SON DAKİKA

 

 

Basın meslek örgütü başkanları ne iş yapar!17 Kasım 2018 - 08:39, Cumartesi


Hüseyin Cumalı

Dün yazmaya başladık...

Bugün devam ediyoruz...

Mevzu ne!

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki bazı güvenlik görevlileri...

Bazılarının basına yaptığı baskı ve zulüm...

Basının haber alma ve kamuoyunu aydınlatma görevini engelleme...

Ve en önemlisi...

Basını canlı hedef göstermeleri...

Öfkeli, acılı, gözü yaşlı, sinirli, gergin hasta yakınlarının önünde basın mensubuna 'Çekme' diye bağırıp, gazeteciyi aslanlara yem atar gibi canlı hedef yapmaları...

***

Yıllardır çözülmeyen bu rezillikle ilgili olarak dün bu kentin pasif yöneticilerini kaleme aldık...

Ne dedik!

2014 yılında benzerini yaşadığımız ve Cumhurbaşkanlığı dahil her yere şikayet ettiğimiz güvenlikçi baskısı ve zulmü karşısında eski Vali Mustafa Büyük ile eski Başhekim Dr. Zekeriya İlçe'nin nasıl pasif davrandığını, nasıl etliye sütlüye dokunmadığını, nasıl herkese mavi boncuk dağıttığını yazdık...

Bugün de devam ediyoruz...

***

2014’te yaşadığımız bu rezillik sonrasında yakın arkadaşımın eşi merdivenlerden düştü ve yaralandı. Apar topar hastaneye gittik. Biz yaralımızla uğraşırken yine güvenlikçiler gelmez mi! Biri geldi ve "Basın acile giremez, dışarı çıkar mısınız" dedi. Üzerimde bırakın fotoğraf makinasını, cep telefonu bile yok. Acile hızla girdik ve cep telefonum araçta kaldı. Üzerimde bir tek yelek var...

***

Hastam olduğunu, haber amaçlı acil serviste olmadığımı, cep telefonumun bile araçta olduğunu, sadece yeleğimin üzerinde olduğunu kibarca anlattım. Güvenlikçi ne dese beğenirsiniz! Aşağılayıcı bir tavırla 'Ya çıkarsın, ya da' deyince anında 'Ya da ne' diye sordum. Güvenlikçi 'Ya da gereğini yaparız' deyince hemen acil servisten dışarı çıktım...

***

Direkt araca gittim ve cep telefonumu aldım. Hemen Sakarya Valisi'ni aradım. Evet, evet Sakarya Valisi'ni aradım. Ancak bu kez o makamda herkese mavi boncuk dağıtan Vali Büyük değil, görevi devralan Vali Hüseyin Avni Coş oturuyordu. Derdimi anlattım. Vali Coş anında gereğini yaptı. Bir gün sonra ise İl Emniyet Müdürlüğü'ne 'Basının haber alma, kamuoyunu aydınlatma görevini engelleme' gibi maddelerden gerekli işlemi yapılması talimatını verdi...

***

Hani o Vali Mustafa Büyük zamanında bize atar yapan, bizi canlı hedef yapan, basına baskı ve zulüm yapan, öfkeli kalabalıkların önüne 'Çekme' diye bağırarak bizi yem gibi atan, bizim ekmeğimize saygı duymayan, bizim mesleğimize saygı göstermeyen, sürekli 'Görevimizi yapıyoruz' adı altında bize yapmadıkları kalmayan, sürekli 'Görevimizi yapmayalım mı' diyerek kasabanın şerifi gibi gezen bazı güvenlikçiler var yaa...

***

Dikkat edin...

Bazı diyorum...

Ve bunu her zamanda da dedim...

Çünkü işini adam gibi yapan güvenlik görevlilerine en küçük sözüm olmaz...

Olamaz...

İşini yapan güvenlik görevlilerine saygı duyuyorum...

Benim sözüm, bize baskı ve zulüm yapanlara...

İşte o güvenlikçiler başladı 'Ekmeğimiz' demeye...

Tabi, tabi...

Vali Büyük ile başhekim İlçe'nin mavi boncuk verdiği o güvenlikçiler, haklarında yasal işlemi duyunca 'Bize böyle talimat veriyorlar. Biz ekmeğimizdeyiz' diye geri vites yapmaya başladı...

***

Haaaaaaaaaaaaa...

Demek ekmeğinizdesiniz heeee !

Peki yaa biz ekmeğimizde iken...

Ya bizi öfkeli ve acılı kalabalıkların önüne canlı hedef yaparken...

Bizi adam yerine koymaz iken hiç düşündünüz mü!

Bu basın mensuplarının da ailesi var...

Bu basın mensuplarının da çocukları var...

Bu basın mensupları da insan...

Bu basın mensupları da ekmeğinin peşinde...

Zor ama zor bir meslekleri var...

Bunları hiç düşündünüz mü!

Yok...

***

Film yönetmenleri gibi 'Çekme' diye bağırırken, bizi hiç düşündünüz mü!

Orada millet bize dalsa...

Birisi aradan bize bıçağı taksa...

Bunları hiç düşündünüz mü!

Yok...

Ama yumurta kapıya dayanınca 'Biz ekmeğimizin peşindeyiz' edebiyatı yapmayı iyi biliyorsunuz...

Sonuç!

Vali Coş 'Gereğini yapın' dediği anda alayında yelkenler indi...

***

Günlerce yazdığım yazılara rağmen 'Yaa birader senin güvenlikçilerle derdin ne! Niye bizi her yere şikayet edip, yazıyorsun! Getirin bakalım şu güvenlik kamera görüntülerini neler yaşanmış' demeyen zamanın Başhekimi Dr. Zekeriya İlçe, Vali Coş'un net tavrı sonrasında aradı. Başhekim İlçe 'Buyurun bir gelin, çayımızı için' dedi.

***

Gittim...

Beraber çalıştığım gazeteci Güven Hasbaş ile birlikte gittim...

Makama girdik ve oturur oturmaz Başhekim Zekeriya İlçe'nin yüzüne 'Kusura bakmayın ama siz samimiyetsizsiniz' dedim. Neden böyle dedim! Günlerce köşe yazdım. Günlerce manşet yaptım. Vali Büyük ile kendisine seslendim. Bir kere bile 'Arkadaş senin derdin nedir! Gel bir çay içelim ve konuşalım. Sen ne yaptın, bizim güvenlikçiler ne yaptı! Kamera kayıtlarına da bakalım" demedi...

***

Ne zaman Vali Mustafa Büyük gitti...

Ne zaman Vali Hüseyin Avni Coş 'Herkes işini yapacak. Basına baskı yok' dedi...

Başhekim Zekeriya İlçe beni arıyor...

Gel bir çay içelim ve konuşalım. Aramızda sorun olmaz...

Canım benim...

Sevgili başhekimim...

Tabi aramızda sorun olmaz...

Bu kez valilik makamında pasif değil, o makamın hakkını veren vali oturuyor...

Sorun mu kalır!

***

Ve gerçekten de sorun kalmadı...

2014 yılından bu yana bir iki küçük sıkıntı yaşandı...

Ama özellikle de bizi öfkeli kalabalıklara canlı hedef yapacak kadar sıkıntı yaşanmadı...

Peki nereye kadar!

Geçen Salı gününe kadar...

Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan ile iki kişinin silahla vurulduğu gün güvenlikçiler bizi yine canlı hedef yaptı...

***

Yani...

Hastanede basına yapılan zulüm, baskı, canlı hedef yapma yine başladı...

Bugünle birlikte 3 gündür bu rezaleti işliyoruz...

Yaşanan bu rezil olay sonrasında birçok meslektaşım yanıma geldi...

Telefonla aradı...

Sosyal medyadan destek verdi...

TV 264 televizyonu editörleri hastanede basına uzun yıllardır yapılan baskı ve zulmü ekranlarda eleştirdi...

***

Basın meslek örgütlerinden ise bir tek Sakarya Radyo Televizyon İnternet Yayıncılığı Derneği (RATED) Başkanı Hüseyin Remzi Adıyaman basına yapılan baskı ve zulmü kınadı. Adam gibi 'Dik' durdu. Basın emekçisinin yanında oldu. Ama atarken mangalda kül bırakmayan ya diğerleri !

Basın meslek örgütü başkanları Zeki Aydıntepe, Sezai Matur ve Mustafa Gümüşel...

Bunlar ne yaptı!

Ne yapacaklar, kıyıdan kıyıdan, saçak altından yola devam...

Yine üçü sınıfta kaldı.

***

Zaten bu üç meslek örgütü başkanı özel günlerde takım elbiselerini giyip, kasıla kasıla 'Ben gazetecilerim başıyım' havasından başka ne yaptılar ki! Var mı! Bunların bu kentte iş yaptığını gören var mı! Mesela Mustafa Gümüşel'e bakalım. Eski televizyonlar gibi görüntü var ses yok...

Sor ama Gümüşel'e...

De ki 'Meslek için, meslektaşların için ne yapıyorsun'

Başlar masala...

Bir rüzgar, bir rüzgar kıçın donar...

Pehhhhh...

***

Gel Sezai Matur'a...

'Ne yaptın' de...

'Cemiyet binası yaptık' der...

Rahmetli Necdet Güngörsün'ün dernek kasasına bıraktığı parayla ben de yaparım...

Ne olacak!

Yıllardır o hastanede yaşanan sorunla ilgili bir kere icraat yaptın mı!

Yok...

Ama Mustafa Gümüşel gibi hava yapmasını iyi bilirsin...

Hep ama hep siz bilirsiniz...

İşiniz gücünüz rüzgar...

Pehhhhh...

***

Gel Zeki Aydıntepe'ye...

Rahmetli Abdullah Çelik ölünce meslek duayeni unvanını aldı...

Peki ne yapıyor!

Koca bir hiç...

Başkan olurken '3 ay birlik başkanlığı yapacam. Bu sürede gazetecilere ev yapıp görevi Müjdat Çetin'e devir edecem' dedi..

Sakarya Gazeteciler Birliği kurulalı 4 yıl oldu...

Ne evleri yapabildi, ne iş yapabildi...

***

Ama Zeki Aydıntepe'yi oturduğu koltuktan kaldırmak mümkün değil...

Ama 3 aylığına oturduğu o koltuktan kalkmak bilmiyor...

Netice itibariyle böyle meslek örgütü başkanları olursa, bırakın güvenlikçileri önüne gelen bize gömer...

Gömüyor da zaten..

Bu günlük son sözüm mü!

Alayına yazıklar olsun...

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

 

 

 

Sakarya Otel Sakarya Halı Yıkama Bursa Çekici 0 544 724 1 724 e-Sakarya.Net