1. DövizALIŞSATIŞ
  2. USD
  3. EURO

 

 

 

 

Okuyucu mektubu

12 Temmuz 2019 - 22:08, Cuma
Okuyucu mektubu
Sakarya Üniversitesi’nde Öğrenci İşleri Eski Daire Başkanı olarak uzun yıllar görev yapmış deneyimli bir isim olan Fatma Aydın, üniversite kantinlerine farklı bir bakış açısı getirdi

İşte Aydın’ın o yazısı:

KANTİNLER SEVGİYİ KAYBEDERSE

Başka bir açıdan bakmak istedim üniversite kantinlerine.

Neden mi? Nedeni çok, hem de pek çok.

Uzun yıllar üniversitede görev yaptığım için sadece yaşadıklarımı anlatsam;  farklı bir pencere açabilirim zihninizde.

Kantinler; sadece çay- kahve- simit satılan ve arkadaşlarla sohbet edilen mekanlar değildir üniversitede.

Kantin, anne-baba güzelliğinden-güvenliğinden uzakta geçecek ilk günlerde; anne-baba özlemine direnen minik yüreklerin, anne gülüşünü- baba şefkatinin aradığı yerlerdir.

Kantine sabah çay simit almaya gelen henüz uyanamamış öğrenci, kasada ücreti alan kantinci teyzenin gülüşünde günaydın der güne ve gülümser,  “iyi dersler” diyen baba sesi ile koşar sınıfına gülümseyerek .

Arkadaş edinene kadar, ilk arkadaşları kantindeki anne gülüşlü teyze ile baba gibi uğurlayanlardır.

Kantinlerde askıda çay vardır, askıda simit de… Çünkü kantini işleten baba ile kasada anne gibi gülümseyen kadın; harçlığı kalmayan öğrenciyi gözünden anlar, çünki yılların tecrübesi onları çok iyi bir gözlemci yapmıştır. 

Boş masada dakikalarca tek başına oturan ve yüzü solmuş delikanlının tost ve simit kokusundaki direncini ancak kantinci baba ile anne sezebilir ve biri mutlaka tatlı bir dalavere ile masasına damlar. Konuşturur onu, anlar sorunu, öğrencinin maruz kaldığı durumu çözmek için kendi çabasıyla birkaç gün idare etse de, kendini aşan noktada gerekirse üniversite yönetiminin en üst makamına kadar ulaşır. Çünki babadır, annedir onlar, muhteşem empati yaparlar.

Bu tür vakalarla çok fazla karşılaştığım için söylüyorum, kampüste her öğrenci karnı tok dolaşmıyor maalesef.

Bir akşam üstü kantin masasında yığılan delikanlının, kantinci baba tarafından çağırılan ambulansta yapılan muayenesi sonucunda aç olduğunu, ertesi sabah odama ağlayarak gelip anlattığında öğrendim mesela.

Kaldığı yurt binasından şehir merkezine dolmuş parası olmadığı için yürüyerek giden, ancak babasının yatıracağı parayı yatıramadığı gerçeği ile yüzleşerek yine yürüyerek dönen ve üç günlük zorunlu yürümeler sonunda da kampüs yolunda baygın halde bulunan ve yine doktor tarafından aç olduğu tespit edilen çocukların hikayesini dinledim.

Bu yaşanmışlıklarım sayfalar sürebilir. Yazarsam da eminim sizleri çok üzebilir, ama bilmenizi istediğim husus şu ki; her vaka gerek üniversitenin imkanları, gerekse Sakarya iş insanlarının katkıları ile bazen de memurlarımın yardım bardağına attığı bozuk paralarla, yani iyilik girişimleri ile çözülmüştür. Bu çözümlerin bu iyiliklerin temeli; kantinci anne ve babaların müthiş gözlemleridir bunu kimse unutmasın.

Üniversite; yaşayan kampüs projesi ile kantinleri işleteceği kararını verirken şunu unutmamalı.

-Resmi kurumlar kantin işlettiğinde orada çalışan personel  ücretlidir, derdi işini yapıp maaşını almaktır.

-Kantindeki hizmet kalitesi veya kantinin müşteri potansiyeli – yoğunluğu çalışanı hiç ilgilendirmez.

-Sabah simit-çay almaya gelen mutsuz öğrencinin bir sorunu olup olmadığı umurunda bile olmaz.

-Aç öğrenciyi gözünden tanımak zorunda değildir.

-Pantolonu sökülen öğrenciye verecek iğne ipliği yoktur.

-Günaydın demek zorunda değildir, ayrıca giden öğrenciye “iyi dersler” dileğinde de bulunmaz.

Bunları yüzlerce maddeye ulaştırabilirim biraz anılarımı tazelersem ama gerek yok.

Sonuç olarak; öğrencinin yüreğine dokunan anne babaları söküp almamak lazım. Farklı amaçları hedeflerken, her işin devlet kurumu tarafından yapılamayacağını bilmek SEVGİyi ıskalamamak gerek.

Bırakın Yaşayan Kampüs projesini falan… Bırakın kantin gelirlerini kantin kiralarını falan. Bırakın kantin işletmecilerinin yıllarını, karlarını v.s.

Öğrencinin yüreğine dokunun, gözünden anlayın derdini, mutluluğunu paylaşın ya da bunu yapabilecek kantinci anne-babalara fırsat tanıyın. Amaç sadece karın doyurulacak sohbet edilecek mekan sunmak değil, AMAÇ SEVGİ VERMEK öğrenciye.. Unutmayın. 

Bilimsel projelerinize ağırlık verin.

Bırakın öğrenciler mutlu kantinlerinde geçirsinler boş zamanlarını…

FATMA AYDIN     11.07.2019 Serdivan-Sakarya



Habere yazılan yorumlar

Tarih : 13 Temmuz 2019 - 12:27, Cumartesi

Ender

Yüreğine sağlık Fatma ablacım. Katılmamak mümkün değil. Umarım bu yanlıştan en kısa sürede dönülür. sevgi ve selamlar

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Diğer Haberler

 

Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

 

 

Sakarya Otel Sakarya Halı Yıkama Bursa Çekici 0 544 724 1 724 e-Sakarya.Net